preloader

Nörölojik Hastalıklarda Beslenme

element element element element
img

Nörölojik Hastalıklarda Beslenme

//

Ankara Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları AD, Fizyopatoloji Bilim Dalı, 
Sağlık Bilimleri Enstitüsü. Disiplinlerarası Gıda Metabolizma Klinik Beslenme AD Başkanı
Bilim ve teknolojinin hızla gelişmesi, sağlık alanındaki ilerlemelerle yaşam süresimiz uzadı. Bununla beraber yaşam tarzımızdaki değişim, aşırı stres, toksik maddeler, farklı enfeksiyonlara maruz kalma ve ileri işlenmiş gıdaları tüketme ve yanlış beslenme alışkanlıkları ile kanser, diyabet, alerjik reaksiyonlar, otoimmun hastalıklar, kardiyovasküler ve metabolik hastalıklar, infertilite ve Alzheimer, Parkinson, otizm, dikkat eksikliği gibi farklı nörolojik hastalıkların sıklığı hızla artmaktadır. Çok sayıda insan uyku bozukluğu, baş ağrıları, depresyondan şikayet etmektedir. 

Yanlış beslenme, yeterince ve dengeli protein, yağ, karbonhidrat, vitamin, mineral alamama, yenilen gıdaların yeterince sindirilememesi, emilim veya tolerans bozuklukları bu durumu kötüye götürmektedir. Aşırı veya sürekli stres koşullarında bulunma ile tüm hormonal ve metabolik dengemiz daha da çok bozulmakta bu da beyin sağlığımızı olumsuz etkilemektedir. COVID-19 sonrası nörolojik sorunlar çok daha fazla artmıştır.

Nörodejeneratif hastalıklar, sinir hücrelerinin ilerleyici kaybı ile giden ve bu kayba bağlı olarak sinir sistemi fonksiyonlarının yitimine neden olan bir grup hastalıktır. Alzheimer ve Parkinson hastalığı özellikle yaşlanan bireyleri ciddi anlamda etkilemektedir,  Türkiye’de 65 yaşın üzerindeki 100 kişiden sekizi  Alzheimer tanısı bulunmaktadır (TUİK, 2019). Bu oran hızla artmaktadır.
Ülkemizde ve tüm dünyada kronik hastalıkların özellikle kanser, otoimmun ve nörolojik hastalıkların görülme sıklığı hızla artıyor. 2023 de yapılan geniş kapsamlı bir çalışmada COVID-19 geçiren kişilerde otoimmun bozukluklar ve nörolojik hastalık tanılarında yaklaşık % 40  artış rapor edilmiştir.

GıDALARDAN BESINLERE VE DIYET MODELLERINE: ÖNLEME VE TEDAVI

BESLENME DÜZENLENMESİ VE GIDA DESTEKLERİ İLE NÖROLOJİK HASTALIKLARIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRMEK MÜMKÜN


Nörolojik hastalıkların oluşumunda ve prognozunda beslenme modelinin ve besin desteklerinin önemli olduğu görülmektedir. Batı tipi beslenme modeli, fast food tüketiminin, asidik içecek ve yiyecekleri çok fazla tüketme nörodejeneratif hastalıklara yatkınlığı arttırırken; besin dengesi ayarlanmış, enflamatuar indeksi düşük diyetlerin demans, Alzheimer ve Parkinson gibi nörolojik hastalıkların oluşmasını önlediği görülmektedir. Doğru besinlerle desteklenen sağlıklı flora (mikrobiyota) ve barsaklar ile bağışıklık sistemimiz de daha güçlü ve dengeli olmaktadır. 
Farklı besinler ve diyet modellerinin, nörolojik sistemimize nasıl etki ettikleri farklı bilimsel çalışmalarla araştırılmıştır. Son zamanlarda yapılan yayınlar incelendiğinde; besin değeri yüksek, makro/mikro besin dengesi sağlanmış, sağlıklı yağlar içeren, daha düşük karbonhidrat içerikli, yeterince meyve, sebze, balık ve lif tüketimini vurgulayan beslenme modellerinin, beyin fonksiyonlarını değiştirebildiği görülmüştür. Beyin koruyucu beslenme modellerini uzun süre uygulayan kişilerde bilişsel bozukluğun  ve nöronlarda hasarlanmanın daha az olduğu görülmüştür.  Örneğin kalp damar sağlığı, uzun yaşama olumlu etkileriyle bilenen Akdeniz diyetinin Parkinson hastalığında ve demans oluşumunda önemli olan Lewy cisimlerini azalttığı görülmüştür. 

Son yapılan çalışmalarda antioksidan etkisi güçlü olan mor kırmızı meyveler, sumak, karanfil gibi baharatların tüketimi,  özellikle polifenollerin, karotenoidlerin, resveratrol, glutatyonun, karnosinin, omega 3 yağ asitlerinin, D vitamini, B grubu vitaminlerin destekleyici olarak kullanımı gerekir
Nöron yapısını desteklemek üzere sağlıklı yağların tüketiminin (zeytinyağı, hindistan cevizi yağı, balık yağı, krill yağı vb)  Alzheimer, demans gibi pek çok nörodejeneratif hastalıktan koruyucu olduğu gösterilmiştir. 

Fosfatidilkolin ve fosfotidilserin hücre zarının önemli bir bileşeni olup hücre bölünmesi ve büyümesinin desteklenmesinde rol alır. Sfingolipidler olarak da adlandırılan Fosfatidilkolin'den üretilen sfingomiyelinler sinir dokusunda bulunur ve aksonların miyelinizasyonu için gereklidir. Sfingolipidler yani fosfotodilserin ve fosfotidilkolin özelikle otizm, dikkat eksikliği tedavileri başta olmak üzere, sınav öncesi dönemlerde dikkat arttırmak, beyin fonksiyonlarını güçlendirmek  için ayrıca tüm bilişşsel fonksiyonları desteklemek için Alzheimer, demans, Parkinson hastalarında tedaviye eklenmelidir.

Yağlı tohumlar, çiğ kuruyemişler (ceviz, badem vb) beyin gelişimini destekleyen yağ ve magnezyum, çinko gibi minerallerden zengindir ve beyin sağlığını destekleyen tüm diyetlerde yer alırlar. 
Özellikle çocukların hem beyin gelişimi hem de fiziksel sağlıkları açısından meyve suları yerine antioksidan meyvelerin tüketimi, sadece glukoz değil meyvelerde bol miktarda bulunan früktoz alımına da dikkat edilmesi, rafine şekerlerden, işlenmiş etlerden, asitli gazlı içeceklerden fast food türü yiyeceklerden kaçınılması önemlidir. Bunun yerine vücuttaki enflamasyonu, asidozu, oksidasyonu azaltan beslenme modelleri beden ve zihin sağlığı açısından olumlu etkiler gösterir. 
Beyin fonksiyonlarının düzenlenmesinde ve stresle baş etme sürecinde mitokondrial fonksiyonların düzeltilmesi, beyin fonksiyonları için gerekli nörotransmitterlerin yapımındaki aminoasitlerin, bunların sentezi için gerekli olan vitaminlerin çinko/bakır oranı, magnezyum, selenyum düzeylerinin doğru formları kullanılarak desteklenmesi önemlidir. 
Barsak florasının düzenlenmesi, kabızlığın önlenmesi, uygun zamanlarda gerekli prebiyotik, probiyotik ve postbiyotiklerin (metabiyotiklerin) kullanımı ile barsak beyin aksı da desteklenir. 
Nöro-kognitif fonksiyonların düzenlenmesi ve ruhsal dengemiz için çok farklı beslenme protokolleri önerilmektedir.

  • Bunların başında;
    • MIND (MIND (Mediterranean- DASH Intervention for Neurodegenerative Delay) (Nörodejeneratif Gecikme Müdahalesi) , 
    • 2-DASH (Dietary Approach to Systolic Hypertension-Sistolik Sistolik hipertansiyonu azaltan diyet-Kan basıncını düşüren diyet ) , 
    • Akdeniz diyeti, 
    • GAPS (Gut And Psychology /Physiology Syndrome-Bağırsak ve Psikoloji / Fizyoloji Sendromu) 
    • Walsh protokolleri 
    • Ketojenik diyet gelir. 
    Farklı beslenme modelleri ile yapılan çalışmaların yeniden değerlendirildiği çok yeni bir  çalışmada yaşlanma sürecinde beyin fonksiyonlarda MIND, Akdeniz ve Ketojenik beslenme modellerinin etkileri karşılaştırılmıştır (Devranis ve ark 2023)
    * Akdeniz diyetinin 10 haftalık uygulamadan sonra beyin gelişimini olumlu etkilediği ve genel bilişsel fonksiyonlar için faydalı olduğu 
    * Ketojenik diyetin diabetes mellituslu hastalar için yararlı bir etkisi olduğu ve sözel tanımayı iyileştirdiği, 
    *MIND diyetinin özellikle  obez hastalarda faydalar gösterdiği, çalışma belleğini iyileştirdiği, sözlü tanıma , hafıza ve dikkat artışı sağladığı gösterilmiştir. 
    *DASH ve MIND diyetleri strese bağlı baş ağrılarını ve migren ataklarını da azaltmaktadır. DASH diyetinin migren tipi baş ağrılarının şiddetini azalttığı (Mirzababaei ve ark 2020), MIND diyetinin migren ataklarını % 36 azalttığı (Askarpour ve ark 2020) görülmüştür. Bu hastanın yaşam kalitesini de olumlu etkilemektedir.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)  sağlıklı yaşamı; yaşam süresince «Fonksiyonel  yeterlilik» olarak tanımlamaktadır. Bu tanım kapsamında ; temel ihtiyaçlarını karşılamak, öğrenmeye, karar vermeye devam etmek, mobilitenin devamlılığı, iişkiler kurabilmek,  var olanları sürdürebilmek ve topluma katılmak yer alır. Sağlıklı yaşam için fiziksel, zihinsel ve ruhsal sağlık bir bütün olarak değerlendirilmeli ve desteklenmelidir. Beyin sağlığında önemli olan Akdeniz diyetinin yaygın uygulandığı toplumlar, daha uzun yaşam ömrü olan,  egzersizin, aktif yaşamın belirgin, aynı zamanda insan ilişkilerinin daha yakın ve sıcak olduğu,  aile ve arkadaşlarla beraber keyifli zaman geçirmenin de önemini vurgulayan yaşam tarzını benimsemişlerdir.  

SADECE BESLENME DEĞİL AYNI ZAMANDA YAŞAM TARZI DEĞİŞİMİ, DOĞRU EGZERSİZ, NEFES ve STRES KONTROLÜ, İŞ HAYATI, AİLE, TOPLUMSAL İLİŞKİLERİN İYİ OLMASI; BEYİN, RUH VE BEDEN SAĞLIĞI İÇİN EN AZ BESLENME KADAR  ÖNEMLİDİR.

NÖROLOJİK BİR HASTALIK BELİRTİLERİNİZ VARSA TANI VE TEDAVİ İÇİN MUTLAKA DOKTORUNUZA BAŞVURUN

NÖROLOJİK HASTALIKLARDA UYGULANAN DİYETLERİN ÖZETİ

MIND diyeti
MIND (Mediterranean- DASH Intervention for Neurodegenerative Delay) (Nörodejeneratif Gecikme Müdahalesi) diyeti:
MIND diyeti;  DASH (Dietary Approach to Systolic Hypertension ) ve AKDENİZ diyetlerinin kombinasyonudur.  
MIND (Akdeniz-DASH)  nörolojik hastalıklarda en etkin diyetlerden biri kabul edilmektedir. Beyin için gerekli antioksidanlar özellikle mor-kırmızı meyveler, flavonoidler, polifenoller, sağlıklı yağlarla beraber yeşil sebzeler her gün mutlaka yenilir. Kırmızı et yerine balık ve beyaz etler tercih edilir.

DASH  diyeti

DASH (Dietary Approach to Systolic Hypertension-Sistolik Sistolik hipertansiyonu azaltan diyet-Kan basıncını düşüren diyet ) diyeti; ilk olarak hipertansiyon hastaları için, atherosklerozu azaltmak ve damar yapısını desteklemek için toplam yağ, doymuş yağ ve kolesterol alımını azaltmaya yönelik olarak geliştirilmiştir. Daha sonra serebro vasküler sistem ve nöron sağlığındaki olumlu etkileri gösterilmiştir.
Akdeniz diyeti
Akdeniz'e kıyısı olan ülkelerde klasik yemek tarzı olan Akdeniz diyeti; yaygın olan ve meyveler, sebzeler, baklagiller, kabuklu yemişler ve tohumlar ve tam tahıllar dahil olmak üzere bitki bazlı gıda ürünlerinin yüksek oranda alınmasıyla karakterize edilen bir beslenme modelidir. Zeytinyağı, kullanılan başlıca yağdır ve ayrıca salatalara ve yemeklere serbestçe eklenir. Sebzelerin gün içinde mutlaka çiğ olarak da tüketilmesi önerilir. Hayvansal proteinlerde öncelik balık, sonrasında az yağlı kırmızı et, yumurta ve diğer beyaz et şeklindedir. Güçlü antioksidan etkili yani yüksek oksijen radikal absorbans kapasitesine (ORAC)  sahip baharatlar, otlar, soğan sarımsak gibi sülfürlü besinler bol miktarda yer alır.

Ketojenik diyet

Ketojenik diyet glukoz yerine keton cisimlerinin enerji kaynağı olarak kullanımına yönelik diyet türüdür. Klasik ketojenik diyette 4:1 veya 3:1 gibi oranlar belirlenirken makrobesin oranları ve içerik yağ asitleri değiştirilerek Atkins /modifiye Atkins diyeti, düşük glisemik indeksli diyetler, açlık/intermittan fasting (aralıklı oruç) orta veya uzun zincirli yağlar arttırılarak oluşturulan veya keton destekleri kullanılarak oluşturulan farklı ketojenik diyet formları vardır. 
GAPS diyeti
“Gut And Psychology  / Physiology Syndrome” kelimelerinin baş harflerinden oluşan GAPS’in Türkçe karşılığı; “Bağırsak ve Psikoloji / Fizyoloji Sendromu” dur. GAPS bağırsak ile beyin; bağırsak ile beden arasındaki ilişkiyi içerir. GAPS tedavisi, beyin barsak ilişkisini kurmaya yönelik bozulan mikrobiyotayı düzenlemek,  hasarlı, sızıntılı bağırsak duvarını iyileştirmek amacı ile uygulanan bir beslenme tedavi yöntemidir.

WALSH protokolü

WALSH protokolü  otoimmun hastalıklarda özellikle nörolojik bozukluklarda metilasyon döngüsü ve beyin/kan biyokimyası değişimine odaklanan; makro/mikrobesin analizleri yaparak eksik olan besinlerin ve desteklerin ileri laboratuvar analizlerine göre yerine konması prensibiyle hareket eder. Otoimmun hastalıklarda antienflamatuar yaklaşımı benimser.

KAYNAKLAR

Balomenos ve ark Dietary Inflammatory Index score and prodromal Parkinson's disease incidence: The HELIAD study. J Nutr Biochem. 2022 Jul;105:108994.  
Castro ve ark Medium-chain fatty acids for the prevention or treatment of Alzheimer's disease:  a systematic review and meta-analysis. Nutr Rev. 2023 Jan 12:nuac104. D 
Charisis ve ark Diet Inflammatory Index and Dementia Incidence: A Population-Based Study.  Neurology. 2021 Dec 14;97(24):e2381-e2391.  
Devranis ve ark  Mediterranean Diet, Ketogenic Diet or MIND Diet for Aging Populations with Cognitive Decline: A Systematic Review Life (Basel). 2023 Jan; 13(1): 173.  Maraki ve ark. Mediterranean Diet is associated with a lower probability of prodromal Parkinson's disease and risk for Parkinson's disease/Dementia with Lewy Bodies: a longitudinal study Eur J Neurol . 2023 Jan 24.    
Rodrigues-Costa ve ark. Nutrigenomics in Parkinson's disease: diversity of modulatory actions of polyphenols on epigenetic effects induced by toxins Nutr Neurosci 2023 Jan;26(1):72-84.  
https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Istatistiklerle-Yaslilar-2020-37227
https://www.gaps-turkiye.org/gaps-protokolu/gaps-protokolu/gaps-diyeti
https://www.noroloji.org.tr/menu/94/alzheimer-hastaligi
https://www.walshinstitute.org/biochemical-individuality--nutrition.html
Lavi ve ark Dysregulated Levels of Circulating Autoantibodies against Neuronal and Nervous System Autoantigens in COVID-19 Patients.   Diagnostics (Basel). 2023 Feb 12;13(4):687.  
Lennol ve ark Transient Changes in the Plasma of Astrocytic and Neuronal Injury Biomarkers in COVID-19 Patients without Neurological Syndromes. Int J Mol Sci. 2023 Feb 1;24(3):2715.  
Ong ve ark Mechanisms, Effects, and Management of Neurological Complications of Post-Acute Sequelae of COVID-19 (NC-PASC). Biomedicines. 2023 Jan 27;11(2):377. 
Rangan ve ark Fasting-mimicking diet cycles reduce neuroinflammation to attenuate cognitive decline in Alzheimer's models. Cell Rep. 2022 Sep 27;40(13):111417.  
Więckowska-Gacek ve ark  Western diet as a trigger of Alzheimer's disease: From metabolic syndrome and systemic inflammation to neuroinflammation and neurodegeneration. Ageing Res Rev. 2021 Sep;70:101397.